|
Asırlık İtalyan
Ocak ayında Türkiye yapılanmasında ESSE ile yollarını ayırma kararı alan De’Longhi Grup, 2010 yılında perakende zincirleri ile satış kanalını genişleterek, 2009 yılına oranla, yüzde 20 büyümeyi hedefliyor. Şirketin uzun vadedeki planı ise Türkiye’de en büyük üç yerel firmadan biri olarak, lider şirketler arasına adını yazdırmak .
Röportaj: Ali KAHRAMAN
Şirket evliliği olarak adlandırılan birleşmelerin önemini herkes bilir. Şirket birleşmeleri, firmaların küreselleşme ile birlikte artan rekabet koşullarına ayak uydurabilmesi ve rekabet gücünü artırmasının yanı sıra varlıklarını idame ettirebilmesine de katkı sağlıyor.
|
|
|
Birleşme ve satın almaların 2009 yılında Türkiye’de oluşturduğu hacim 5.7 milyar dolar. 2010 yılında uzmanlar tarafından öngörülen işlem hacmi ise 10 milyar doları buluyor. Bu noktada şirket birleşmelerinin tam karşısında duran şirket ayrılıklarının da önemi büyük olsa gerek. 2010 yılı Ocak ayında gerçekleşen, yılın ilk şirket ayrılıklarından biri de ‘Asırlık İtalyan’ markası De’Longhi’nin Türkiye’de ESSE ile yollarını ayırması. Kökleri 107 yıl önce bir ustanın atölyesinde atılan De’Longhi, bugün uluslararası pazarda 50’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. De’Longhi markası ile tüketiciye sunulan ürünler ise dört ayrı segmentte toplanıyor. Bunlar; ısıtma, soğutma, hava arıtma, yemek hazırlama, temizlik ve ütü ürünleri. İtalyan tasarımının önemli temsilcilerinden olan marka, özellikle ısıtma sistemleri ve espresso modellerinde dünya pazarında liderliğini de pekiştirmiş durumda. Bu noktada grubun cirosunun 1 milyar 500 milyon Euro’yu bulması pek te şaşırtıcı olmasa gerek. Asırlık İtalyan markasının Türkiye pazarına girişi ise 2006 yılına dayanıyor. 2010 yılına kadar markanın Türkiye yapılanması olan De’Longhi Bosphorus, yola ESSE firmasıyla devam etmiş. Fakat Ocak ayında yaşanan dostane ayrılıkla De’Longhi Bosphorus, yoluna yalnız devam edecek. Alınan bu kararla birlikte satış kanalını geliştirmeye başlayan De’Longhi, ESSE’den sonra Migros, Media Markt, Saturn, Carrefour, Best Buy, Kipa, Metro, Tekzen ve Electroworld gibi perakende zincirlerinin raflarındaki yerini almış. Asırlık İtalyan, bunu yeterli bulmamış olacak ki 2010 yılında satış kanalına Teknosa, Bimex, Praktiker ve Özdilek gibi yeni perakende zincirlerini de eklemiş. Bu durumun De’Longhi Bosphorus’un büyüme grafiğinde yol açacağı durum ise 2009 yılına oranla yüzde 20’lik bir büyüme. Ocak ayındaki şirket ayrılığının ardından De’Longhi Bosphorus Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapmaya başlayan Filippo Trau, ESSE ayrılığını şöyle anlatıyor: “De’Longhi Bosphorus, ESSE firmasıyla birlikte 2006 yılında kuruldu. Ocak 2010’dan sonra ise ESSE ile dostane bir şekilde yollarımızı ayırdık ve tam bir İtalyan sermaye ve yönetimiyle devam etmeye karar verdik.” Trau, ayrılığın ardından perakende zincirlerindeki yerlerini artırdıklarını ve artırmaya da devam edeceklerini söylüyor. Profesyonel kariyerinde daha önce de Türkiye’de çalışma fırsatı bulan Trau, ayrılığın ardından 2010 yılındaki büyüme hedeflerini ise 2009 yılına oranla yüzde 20 olarak belirlediklerini açıklıyor. Trau’nun hedeflerinin tutması durumunda ‘şirket ayrılığı’ De’Longhi Bosphorus’a yarayacağa benziyor. De’Longhi Bosphorus Türkiye Genel Müdürü ile şirket ayrılığını, De’Longhi’nin Türkiye yönelik hedeflerini ve yaratmak istedikleri markayı konuştuk. |